wWw.pAyLaŞıM11.cOm

PAYLAŞ_PAYLAŞA_BİLİRSEN...
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 büLent ersoy

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
(YÖNETMEN)
(YÖNETMEN)
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 384
Yaş : 22
Nerden : FeNerBahÇeden
Lakap : sErKaN11
PAYLAŞIM :
411 / 100411 / 100

REP\'İM :
341 / 100341 / 100

PUAN\'IM :
67 / 10067 / 100

TAKIM :
HAYVANIM :
BAYRAĞIM :
Kayıt tarihi : 03/06/08

MesajKonu: büLent ersoy   Cuma Haz. 06, 2008 5:39 am

Bülent Ersoy
1952-...


Bülent Ersoy, 1952 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Çok küçük
yaşlardan itibaren müzikle ilgilenmeye başladı. Melahat Pars, Rıdvan
Aytan gibi üstadlardan ve belediye konservatuarı hocalarından özel
dersler aldı. İstanbul Belediye Konservatuarı'nı bitiren değerli
sanatçı, aldığı akademik terbiye vasıtasıyla hem Tanrı vergisi sesini
hem de müzikal tecrübelerini geliştirme fırsatı buldu.
1971 yılında Saner Plak'tan çıkan kırkbeşlik plağı ilk albüm çalışması
oldu. Bu çalışmada, güfte ve bestesi bestekâr Muzaffer Özpınar'a ait
"Lüzûm Lalmadı" ve "Neye Yarar Gelişin" adlı eserleri seslendirdi.
Sahneye ilk adımını 1974 yılında Büyük Maksim Müzikholleri'nde attı ve
müzik dünyasına bomba gibi düştü. Bu yıllardan itibaren gerek ismi gibi
"bülend-paye" sesiyle gerekse hanımefendi kişiliğiyle Türk halkının
beğenisini kazandı.

Bülent Ersoy, Müzeyyen Senar Ekolü'nün temsilcisi olarak başladığı
sanat hayatında, akademik sanat kariyerinin de yüksek olması hasebiyle
olağanüstü bir yorumcu ve büyük bir tavrın sancaktarı oldu. "Baharı
Bekleyen Kumrular Gibi", "Dert Çekmeye Gidiyorum" gibi her okuduğu
şarkıyla grafiği sürekli yukarı tırmandı. O yıllarda TRT'ye,
musikimizin bahtsızlığından ötürü kenara itilmiş, klasik makamlarda
eski ve kalıcı eserler yorumladı. Yetmişli yılların ortasında daha da
ileri giderek; o günkü müzik piyasasında pop, arabesk ve fantezi vb.
gibi ticari şarkılar revaçta olmasına karşın Itrî'nin "Tut-î Mucize-I
Gûyan"ı gibi eserlerden oluşan koyu klasik bir uzunçalar yaptı. Bu ilk
uzunçalar çalışması müzik piyasasında ki tüm hesapları altüst etti ve
satış rekoru kırdı.

Yurtiçinde ve yurtdışında yüzlerce konser veren Bülent Ersoy, "Düşkünüm
Sana", "Yaşamak İstiyorum", "Biz Ayrılamayız" ve "Ablan Kurban Olsun
Sana" gibi satış grafiği çok yüksek albümlere imza attı. 1995 tarihini
taşıyan "Benim Dünya Güzellerim", S Müzik etiketiyle çıkan ilk albümü
oldu. Selçuk Tekay'ın müzik yönetmenliğini, Özkan Turgay'ın
aranjörlüğünü yaptığı albümde on şarkı seslendirdi. Aynı yıl janrına ve
yorumuna uygun olarak "Alaturka 95" adında bir albüm yaparak Klasik
Türk Musikisi'ne hizmetini de eksik etmedi. Muzaffer Özpınar'ın
yönetmenliğini yaptığı albümde Hacı Arif Bey, Münir Nureddin Selçuk,
Selahaddin Pınar, Kadri Şençalar, İsmail Hakkı Bey, Kemani Serkis
Efendi gibi birçok üstâdın eserlerine yorumuyla hayat verdi. Ondört
eserin yeraldığı çalışmada; "Aziz İstanbul", "Dönülmez Akşamın
Ufkundayım", "Nerelerde Kaldın Ey Servi Nazım" gibi klasik eserlerin
yanında "Alıverin Bağlamamı Çalayım" ve "Karam" adlı iki de anonim
türküye de yer verdi.

Bülent Ersoy, bir sonraki çalışmasını 1997 yılında yayınladı.
"Maazallah" ismini taşıyan albüm, piyasaya sürülmeden dahi yüksek
siparişler aldı ve büyük yankı uyandırdı. Albümün hazırlık aşamasında
bu sefer Halil Karaduman ve Osman İşmen'le çalışan sanatçı, popüler
şarkılardan ve anonim türkülerden oluşan bir repertuar seslendirdi.
Albüme ismini veren "Maazallah" adlı şarkısının video klibi ise büyük
ses getirdi.Bülent Ersoy'un son albümü ise 2002 senesinde çıkardığı
"Canımsın" albümüdür.

Otuz yıla yaklaşan sanat yaşamında pek çok ilke imza atan Bülent Ersoy,
dünyaca ünlü yıldızların sahne aldığı salonlarda konser verdi. 1980
yılında London Palladium'da ve 1983 yılında Madison Square Garden'da
sahne alan ilk Türk sanatçısı oldu. 30 Mart 1997'te ise Ümmü Gülsüm'den
sonra, etnik müzik sazlarıyla Paris Olympia müzikholünde sahne alan ilk
sanatçı oldu. Dario Moreno'dan sonra Olympia'da konser veren ilk Türk
sanatçısı olan Bülent Ersoy, elli kişiden oluşan orkestrasıyla dört
saat süren bir program sundu.

Bugüne değin otuzun üstünde albüme imzasını atan sanatçı, Türk Müzik
Tarihi'ne ismini altın harflerle yazdırdı ve klasik, alaturka şarkılar
alanında gelmiş geçmiş en önemli yorumcular arasında yer aldı. Müzik
yaşamı boyunca sayısız ödül aldı. Herkesin takdirini kazanan geniş
entervalli ve yüksek volümlü sesi, Japonya'da ses laboratuvarlarında
yapılan testler sonucu "yüzde yüz kusursuz" bulundu ve 1997 yılında
Uluslararası Montu Merid Müzik Doktoru ünvanıyla ödüllendirildi

_________________



BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

......
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://paylasim11.forumg.biz
 
büLent ersoy
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
wWw.pAyLaŞıM11.cOm :: Kültür ve Sanat Dünyası :: Biyografiler-
Buraya geçin: