wWw.pAyLaŞıM11.cOm

PAYLAŞ_PAYLAŞA_BİLİRSEN...
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Ludwig Wittgenstein

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
(YÖNETMEN)
(YÖNETMEN)
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 384
Yaş : 22
Nerden : FeNerBahÇeden
Lakap : sErKaN11
PAYLAŞIM :
411 / 100411 / 100

REP\'İM :
341 / 100341 / 100

PUAN\'IM :
67 / 10067 / 100

TAKIM :
HAYVANIM :
BAYRAĞIM :
Kayıt tarihi : 03/06/08

MesajKonu: Ludwig Wittgenstein   Cuma Haz. 06, 2008 5:38 am




İsim: Ludwig Josef Johann Wittgenstein
Doğum tarihi: (26 Nisan 1889
Ölüm tarihi: 29 Nisan 1951
Okul/gelenek: Analitik felsefe, Dil felsefesi, Zihin felsefesi
İlgilendikleri: Dil,Mantık
Etkilendikleri: Bertrand Russell, Gottlob Frage
Etkiledikleri: Michael Dummett,Saul Kripke,Anscombe,Richard Rorty, Frank P. Ramsey, Dennett, Wright



Ludwig Josef Johann Wittgenstein, (d. 26 Nisan 1889 – ö. 29 Nisan 1951). Avusturya doğumlu filozof.

Mantık ve dil felsefesi konularında yaptığı çalışmalarla modern
felsefeye önemli katkılarda bulunmuştur. 20. yüzyılın en önemli
filozoflarından sayılır.

Ölümünden sonra, defterlerinden, makalelerinden ve ders notlarından
seçilmiş birçok yazısı yayınlanmış olmasına rağmen, hayatı boyunca
yayınladığı tek kitap, 1921'de Cambridge'de Bertrand Russell'ın
gözetimi altında bir öğrenciyken yayınlanan Tractatus
Logico-Philosophicus isimli eserdir. Kendisine doktorasını sağlayan
Tractatus 'un yayınlanmasıyla felsefenin bütün problemlerini çözdüğüne
inanmış, çalışmalarını bırakmış ve ilkokul öğretmenliği, bir manastırda
bahçıvanlık ve kızkardeşinin Viyana'daki evinin mimarlığı gibi çeşitli
işlerle ilgilenmiştir. Buna mukabil, 1929'da, Cambridge'e dönerek bir
öğretim görevi üstlenmiş ve önceki çalışmalarını gözden geçirmiştir.
Zirvesine, ölümünden sonra yayınlanan ikinci eseri Felsefî
Soruşturmalar'da ulaşan yeni bir felsefî yöntem ve lisan anlayışı
geliştirmiştir.

Erken dönem çalışmaları, büyük ölçüde Russell'ın mantık çalışmaları,
Alman felsefeci Gottlob Frege ile olan kısa süreli bir öğrenim ve
Arthur Schopenhauer'den etkilenmiştir. Tractatus yayınlandığında,
Viyana Çevresi adını almış pozitivist grup üzerinde hayli etki
yaratmıştır. Bununla beraber, Wittgenstein kendini bu okuldan saymamış
ve mantıksal pozitivizm'in Tractatusla ilgili olarak ciddi yanlış
anlamalar taşıdığını ifade etmiştir.

Her iki dönem eserleri de Analitik Felsefe, bilhassa Lisan Felsefesi,
Zihin Felsefesi ve Hareket Teorisi'nin gelişimi üzerinde önemli etkiler
yaratmıştır. Wittgenstein'ın metodunu sürdüren öğrencileri ve çalışma
arkadaşlarından Gilbert Ryle, Friedrich Waismann, Norman Malcolm,
G.E.M. Anscombe, Rush Rhees, Georg Henrik von Wright ve Peter Geach
sayılabilir. Wittgenstein'dan etkilenen çağdaş felsefeciler arasında
James Conant, Michael Dummett, Peter Hacker, Stanley Cavell ve Saul
Kripke bulunur.

Mantık dersleri, aldığı notlar ve yazdığı felsefi pek çok metnin
yanında, Türkçe'de de Nisan yayınlarından bir çevirisi bulunan 'Zettel'
isimli, kişisel gündelik notlarının toplandığı eser oldukça önem
taşımaktadır. Bu eserde, Avusturyalı filozof, mantık profesörü
Wittgenstein'dan öte, gerçek anlamıyla düşünen ve keşfeden bir insanı,
handiyse meraklı bir çocuğu görürüz. Wittgenstein 'başkasının
derinlikleriyle oynamamak' gerektiğini ve 'herkesin acısının kendine'
olduğunu da burada aldığı notlarda aktarmıştır.

Modern zamanların çileci,kavgacı ve doğrucu dervişi.O herşeyden önce
bir hakikat avcısı ve gerçek sorgulayıcısıdır.Modernizmin puslu ve
bulanık ortamlarında yer yer yıkılıp kalsa da evrensel doğrulardan
vazgeçmemiştir.anlamın gruplararası bir kullanım olduğunu ,kişinin de
bu olumsuz durumda şişedeki sinek gibi sıkışıp kalmışlığının ancak
felsefece yol göstermeyle ( dil oyunlarının anlaşılması )
kurtulanabileceğini işaret etmiştir.

Tıbben, otizmin bir türü olan asperger teşhisiyle değerlendirilen
düşünür, Avrupanın sayılı zenginlerinden biri olmasına rağmen bu
şaşaalı hayata yüz çevirmiş ve hayat anlayışının gereği olarak mistik
kristalleşmeler denebilecek yoksunluğu,yalnızlığı ve çileyi seçmiştir.

Avusturya'da kız kardeşi için yaptırdığı bir ev vardır. Bu evde
Wittgenstein 'kendisi için bir mekan yaratma' üzerine sorgulanımlarını
nihayete erdirmiş, mimari üzerine tüm öngörüsünü ortaya koyduğu gibi,
'mekan yaratımı' üzerine yepyeni fikirlere girişmiştir.

Wittgenstein ve dil

Dilin yapısına yönelik mantıksal çözümlemeden hareket eden ve sonunda
bir çeşit dil metafıziğine ulaşan Wittgenstein için dilin en önemli
karakteristiği, "söylenebilen" ve "gösterilebilen" arasındaki ayrımda
bulunur. Dil ve dünya arasında resimsel bir ilişki kurabilmek için katı
kurallar konulması, doğal olarak dilin işlevi dışında kalan alanları
kendiliğinden getirmiştir. Wittgenstein bizim mantık uzayımızın
sınırları dışında kalan, dolayısıyla dile getirilemeyen bu tip
alanların varlığını inkar etmek yerine, onları "söylenemeyen" alan
olarak muhafaza eder.

_________________



BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

......
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://paylasim11.forumg.biz
 
Ludwig Wittgenstein
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
wWw.pAyLaŞıM11.cOm :: Kültür ve Sanat Dünyası :: Biyografiler-
Buraya geçin: