wWw.pAyLaŞıM11.cOm

PAYLAŞ_PAYLAŞA_BİLİRSEN...
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Şair Kimdir.?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
(YÖNETMEN)
(YÖNETMEN)
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 384
Yaş : 22
Nerden : FeNerBahÇeden
Lakap : sErKaN11
PAYLAŞIM :
411 / 100411 / 100

REP\'İM :
341 / 100341 / 100

PUAN\'IM :
67 / 10067 / 100

TAKIM :
HAYVANIM :
BAYRAĞIM :
Kayıt tarihi : 03/06/08

MesajKonu: Şair Kimdir.?   Cuma Haz. 06, 2008 5:32 am

Herşeyin bilgi üzerine kurulduğu,
post-modernizmin hayatımızın her noktasını etkisi altına aldığı şu
devirde,gözlerimizi açıp etrafımıza baktığımızda; insanların çoğunun “
ben şairim”diye dolaştığını görmemiz pek mümkündür. Bakınız medyaya,
gidiniz dinletilere,açıp inceleyin internet sitelerindeki şiirleri ve
dinleyiniz çevrenizdeki insanları,hemen hemen herkes kendini bir “üstat
”ya da “ulaşılmaz bir şair” olarak görüyor.

Oysaki, bir işin erbabı olmak hiç de sanıldığı kadar kolay değildir;
hele hele şair olmak , kanaatimce en zor iştir. Öyle üç-beş şiir
yazmakla, birkaç kitap çıkarmakla olacak amiyane bir iş değildir şair
olmak. Belli başlı özellikleri şahsiyetimizde bulundurmadan, ilk başta
da dil ve kelimeler üzerinde çalışma azmine sahip olmadan şair
olamayız; olsak olsak kimse alınmasın ama müteşair oluruz.

Peki kimdir şair? Bu özellikler nelerdir? İnsanların çoğu neden şiir yazar veya okurlar? Ne zaman şair oluruz?

Bir kere şunu bilmek lazım, geçmişten bugüne şiirle uğraşanların
üzerinde hem fikir olduğu bir şiir tanımının olmaması, şiiri ve de buna
bağlı olarak şairliği en zor sanat dalı haline getirmiştir. Doğal
olarak tarifi herkes tarafından kendince yapılan bir işin de oldukça
çok üstadının olması normaldir (!).

Şairin şiire bakış açısının, sosyal ve siyasi yönleri özellikle de
toplumu göz ardı etmeden, doğrudan sanatla ilgili olması gerekir. Şiir,
hiçbir kurumun, hiçbir ideolojinin ve hiçbir grubun bir propaganda
aracı olmamalıdır. Yetenek mefhumu, şairlik için elzem olması yanında
tek başına da yeterli değildir. Çevremdeki çoğu yetenekli gencin veya
insanın, duygu ve düşüncelerini belli bir kompozisyon ve biçim içine
oturtmadan hatta hiçbir estetik kaygı gütmeden şiir yazdığını gördükçe;
şiirin ve şairliğin insanlarımıza iyi öğretilmediğini, eğitim ve
öğretim kurumlarının bu konuda yetersiz kaldığını ve bu noktada toplum
bilincinin de çok zayıf kaldığını söyleyebilirim. Elbete ki bunda tek
suçlu olarak insanlarımızı görmüyor; şiiri ciddiye almayan bir neslin
yetişmesinde ilk önce, onları doğru bilgilerle donatamayan öğretmenleri
sonra geleneğin devamını yaptıkları icraatla sağlıklı yürütemeyen
siyasileri ve yaptıkları araştırmalarla, yazdıkları kitaplarla toplumu
bilinçlendiremeyen akademisyenleri ve yazarlarımızı bu sonuca
ulaşmamızdan dolayı sorumlu görüyorum. Aslında suç, toplumun bir kesimi
hariç her katmanında var; suçsuz olanlar ise gerçekten şair olanlardır.

İlk önce şiiri ciddi bir iş olarak görmek lazım. Şiiri, sadece aşık
olduğumuz anlarda, duygulandığımızda veya içimizden geçenleri anlatma
ihtiyacı hissettiğimiz zamanlarda kullanırken, onu bütünlük arzeden
estetik bir biçim içinde düşünmeli,aklımıza geldiği gibi yazdığımız
mısraların ancak üzerinde uğraşırsak şiir olabileceği bilincine
varmalıyız.

Eğitimi alınmadan veya bir iş iyice öğrenilmeden ortaya çıkan eserin
güzel olması, tesadüflere bağlıdır. Şiirde anlatılan kadar,
anlattıklarımızın mısralara dökülürken etkileyici bir üslupla
birleştirilmesi de önemlidir. Şiiri şiir yapan ve onu güzel kılan
sadece konu değildir. Şiir sanıldığı gibi basit bir sanat dalı olsaydı;
günümüzde ya da her devirde sayılamayacak kadar çok şairin yetişmesi ve
hepsinin de çağımızda meşhur bir şair olarak okunuyor olması lazım
gelmez miydi? Oysaki, şair diye anılanların azlığı ile yaşadığı devirde
şair diye tanınanların çokluğu arasında ters bir orantı vardır.

Şiir kitabı sahibi olmak insanları şair yapmaz. Eserlerin belli bir
yerde toplanması tabi ki gerekli olandır; ancak şiirler belli bir
olgunluğa erişmeden okuyucu önüne çıkarılırsa, hele bir de – geriye
dönüşü olmayan bir yol olan – kitaba girerse, ham meyvenin dalından
koparıldığı andaki tat okuyucuya ulaşabilir. Kitap çıkarma hususunda
acele etmemek ve eserlerin tekamüle ermesini beklemek lazımdır.

Yetenek olmadan güzel sözler, hayaller ve söylemler üretmek çok zordur;
fakat kabiliyetimiz olduğu halde bunu nasıl kullanacağımızı
öğrenemezsek, kapasitemizin tamamını kullanamayız. Her iyi ve hızlı
koşan insandan nasıl iyi atlet olmazsa, Türkçe konuşan ve yazan her
kişiden de iyi bir şair olmayacağı muhakkaktır. Atletler nasıl
nefeslerini ve enerjilerini iyi kullanmayı teknikleriyle
öğreniyorlarsa, şairlerinde,özellikle kullandıkları dilin inceliklerini
iyi bilmeleri, milli kültürü tanımaları,geçmişteki şiir örneklerini iyi
tahlil etmeleri ve araştırmaya dayalı bir yapı içinde müşahade
yeteneklerini geliştirmeleri gereklidir.

Şair, şiirin peşinde yılmadan, yorulmadan mütemadiyen koşan adamdır.
Yazdığı hem ses hem de mana itibariyle kulağa ve akla hoş gelen
insandır; ancak bunları yapabilmek için şairin dalıyla ilgili belli bir
bilgi birikimine sahip olması icap eder. Yoksa şairlik ne aşkımızın
serenadı ne de aklımıza o an gelenlerin ardı ardına sıralanmasıdır.
Unutmayınız ki, dili ve kültürü kullanan sanat dallarıyla uğraşanlar,
tam yeterliliğe sahip olmadan eser vermeye kalkarsa, iyi niyetle
yapılan bu iş dil açısından ağır sonuçlar doğurabilir. Sözlerim yanlış
anlaşılmasın; çocuklarımız, gençlerimiz ve insanlarımız şiir yazmasın
demiyorum. Şiirde malzeme olarak kullanılan güzel Türkçemiz hususunda
dikkatli olunması gerektiğini hatırlatıyor ve şiirin tahminlerinizin de
ötesinde ciddi bir iş olduğunu söylüyorum.

Evrensel ve milli kültür sanatçı tarafından hazmedilmezse, şair
olunamaz. Sadece serbest tarzı biliyorum sanarak şiir yazmak da insanı
şair yapmaz. Günümüzdeki birçok şairi – şiirlerini sadece serbest
olarak yazanları kastediyorum- teknolojinin bu kadar geliştiği şu
çağda, hala karasabanla tarla sürmeye çalışan çiftçilere benzetiyorum;
çünkü diğer formları bilmeden ve bazı teknikleri kullanmadan serbest
şiirde başarılı olacaklarını sanmaları bir hayal olmaktan öteye
geçemez. Şair denilen kişi, Türk şiirinin geleneğini ve şiirlerde
kullanılan üç formu da ( hece,aruz,serbest ) iyi bilen, nazım
şekillerini tanıyan ve tercihine göre şiirlerini istediği formda kurma
serbestliğine sahip olan kişidir.

Şair, devamlı bir araştırma ve deneme içersinde olan,mısralarındaki
duygu, düşünce ve hayallerin nasıl daha etkileyici anlatılabileceği
endişesi içinde hareket eden adamdır. Unutmayınız ki, Türk edebiyatı
içinde şair diye tanınmış ve şiirleriyle hafızamızda yer etmiş
sanatçılardan hiç birisi kendisini tam olarak “şair” kabul etmemiştir.
Sanatın ne olduğunu anlamış, onu özümsemiş ve doğasını öğrenmiş bir
sanatkar için, “ben şairim” diyebilmek cesaret ister."

_________________



BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

......
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://paylasim11.forumg.biz
 
Şair Kimdir.?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
wWw.pAyLaŞıM11.cOm :: Kültür ve Sanat Dünyası :: Biyografiler-
Buraya geçin: