wWw.pAyLaŞıM11.cOm

PAYLAŞ_PAYLAŞA_BİLİRSEN...
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Leonardo da VINCI gibi dusunmek!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
(YÖNETMEN)
(YÖNETMEN)
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 384
Yaş : 23
Nerden : FeNerBahÇeden
Lakap : sErKaN11
PAYLAŞIM :
411 / 100411 / 100

REP\'İM :
341 / 100341 / 100

PUAN\'IM :
67 / 10067 / 100

TAKIM :
HAYVANIM :
BAYRAĞIM :
Kayıt tarihi : 03/06/08

MesajKonu: Leonardo da VINCI gibi dusunmek!   Çarş. Haz. 04, 2008 8:07 am

KİTABIN ADI Leonardo da VINCI Gibi Düşünmek
KİTABIN YAZARI Mıchael J.GELB KİTABI ÇEVİREN : Tuncer BÜYÜKONAT
BASIM TARİHİ Temmuz 1999
KİTABIN YAYIM MAKSADI Çağımız insanlarının Rönesans erkekleri ve
kadınları olabilmeleri için, yani kişisel ve profesyonel olarak nasıl
daha yaratıcı ve dengeli olabilecekleri hakkında geliştirilmiş DA VINCI
egzersizlerini anlatmak maksadı ile yayınlanmış- tır.

KİTABIN ÖZETİ :

BİRİNCİ BÖLÜM :

Bu bölümün girişinden sonuna kadar; kişinin aslında sandığından daha
iyi bir beyine sahip olduğu, kendi yeteneklerini küçümsediği
anlatılıyor. Burada insanın teorik olarak sınırsız bir öğrenme ve
yaratıcılık yeteneğine sahip olduğu, düşünüldüğü gibi yaşandıkça bu
yeteneklerin körelmediği, aksine yaşandıkça öğrenme ve yaratıcılık
yeteneklerinin daha kolay ve esnek bir şekilde geliştirilebildiği
anlatılmaktadır. Bu yeteneklerin geliştirilebilmesi için hayatı boyunca
bir çok alanda çalışmalar yapan, Rönesans döneminin kurucularından
olan, çağının ve tüm çağların yetiştirdiği en iyi ressam, heykeltıraş,
mimar, mucit, mühendis, bilim adamı kısaca gelmiş geçmiş en büyük deha
olan Leonardo da Vinci'nin örnek alınması gerektiği savunulan hayatı
detaylı olarak anlatılıp, yaptığı çalışmalar incelenmektedir.

Kısaca bu bölümde hayatı ve yaptıkları ile bir deha olarak kabul edilen
Leonardo da Vinci'nin insanın öğrenme ve yaratıcılık yeteneklerini
geliştirmesinde örnek alınabilecek bir şahsiyet olduğu anlatılmaktadır.

İKİNCİ BÖLÜM :

Bu bölümde Da Vinci'nin yaptığı çalışmalar esnasında tuttuğu notlar
üzerinde yapılan incelemeler sonucunda oluşturulmuş yedi Da Vinci
prensibi açıklanmaktadır. Kitabın ana teması bu bölümde anlatılmıştır.

Bu prensipler aslında çoğu insanın hayatında zaman zaman uyguladığı,
fakat her zaman bir arada uygulamadığı, prensip haline getirmediği
hususlardır. Bunların her zaman hatırlanarak geliştirilip uygulanması
ile, insanın hayatının daha düzenli, daha kolay ve daha yaratıcı hale
getirilmesinin kaçınılmaz olduğu açıklanmıştır. Bu prensipler özetle
şöyledir.

1. CURIOSITA : Yaşama doymak bilmeyen bir merak ve devamlı öğrenme için
acımasız bir arayış anlamına gelir. Prensibi açıklayıcı olarak " Büyük
beyinler büyük sorular sorarlar" cümlesini kullanabiliriz. Da Vinci
ruhunun dinamosu devamlı olarak öğrenme arayışında olmaktır. Bunun için
hiçbir konu, hiçbir dal ayrımı yapmaksızın, çevremizdekilerin düşünecek
ve söyleyeceklerinden çekinmeden, merakımızı kaybetmeden sormak,
araştırmak, öğrenmek gereklidir. Leonardo bu konuda " Tıpkı demirin
kullanılmama nedeniyle pas tutması ve durgun suyun kokuşması veya
soğuğun buza dönüşmesi gibi, kullanılmadığı sürece zekamız ziyan olur."
demiştir.



2. DIMASTRAZIONE : Bilgiyi deneme yolu ile test etme, sebatkarlık ve
hatalardan ders alma arzusu anlamına gelir. Öğrenmek tek başına yeterli
değildir. Öğrenilen her şey mutlaka denenerek test edilmeli,
doğruluğuna ondan sonra karar verilmelidir. Bunun için bizden önce
ortaya atılmış her türlü teoriye, bize sunulmuş her türlü bilgiye ilk
başta şüpheli yaklaşmalı, onu elimizdeki ve elde edebileceğimiz
imkanlarla yeniden test etmeli, daha önce yapılmış hataların farkına
vardığımızda üstüne giderek doğru bildiğimizi ispata çalışmalıyız.

Tüm zamanların en büyük dahisi kabul edilen Leonardo bile büyük hatalar
ve şaşırtıcı gaflar yapmıştır. Kendiside bu konuda "Bana öyle geliyor
ki bütün kesin kanaatlerin anası olan deneye dayanmayan, kökeni veya
vasıtaları birinci elden, denenmemiş veya beş duyudan biriyle
sınanmamış bilimler yararsız ve hatalarla doludurlar" demiştir. Bunun
için hatalardan, önümüze çıkan güçlüklerden ders alarak, öğrendiğimiz
her yeni bilginin doğruluğunu mutlaka test edip ondan sonra
hafızalarımıza kazımamız gerekir.

3. SENSAZIONE : Duyguların özellikle hayati deneyimlerin bir aracı olan
görüşün devamlı olarak rafine edilmesi anlamına gelir. Bir önceki
bilginin test edilmesinin esas olduğu açıklanmıştı. İşte bu testlerin
yapılması insanın görme, duyma, tat alma, dokunma ve hissetme duyuları
ile yapılır. Bu testlerin başarılı olması için bu duyguları geliştirmek
esas olmalıdır. İnsanın doğduğu gibi duyularını sabit tutması başarıyı
tökezler. Bu amaçla duyularımıza hitap eden her türlü dış etkeni
algılama, anlama ve öğrenme çalışmaları, pratikleri yapmalıyız. Müzik
dinlemeli, resim çizmeli, müzeler gezmeli, kitap okumalıyız. Değişik
yiyecek ve içecekler tatmalı, çevremizdeki her şeye dokunmalı, canlı,
cansız varlıkları hissetmeli, onları tüm beden ve duyularımızla
algılamaya çalışmalıyız.

4. SFUMATO : Belirsizliği, paradoksu ve kararsızlığı kucaklama arzusu
anlamına gelir. Güçleri uyandırıp deneyimleri artırırken ve duyular
geliştirilip kesinleştirilirken mutlaka bilinmeyenlerle
karşılaşılacaktır. İşte insanın zihnini bu belirsizliklere karşı açık
bulundurması yaratıcı potansiyelini serbest bırakmasının tek ve en
güçlü gizidir. Gelişen dünyada başarılı olmak için belirsizlikler
altında çalışmaya alışmalıyız. Paradoksla karşılaştığımızda
sükunetimizi koruyarak etkili ve sağlıklı bir zihne sahip olabiliriz.
Kısaca koşulların her gün değiştiği dünyamızda her an bir şeylere
şaşırmaya, fazla heyecan göstermemeye ortaya belirginlerden çok
belirsizlikler çıkacağına kendimizi hazırlamalı ve alıştırmalıyız.

5. ARTE/SCIENZA : Bilim ve sanat, mantık ve hayal arasındaki dengenin
geliştirilmesi, "Bütün Beyin" ile düşünme anlamına gelir. Prensibin özü
kişinin beyninin tümünü kullanmasıdır. Hiçbir insan tek bir yeteneği
veya birkaç yeteneği olan biri değildir. Her insan doğuştan her türlü
yeteneğe sahiptir. Yaşadığı ortam, koşullar, çevresindeki insanlar,
kişinin beyninde ilgili bölümlerin gelişmesine neden olur. Fakat asıl
olan insanın kendisinin beyninin tümü ile düşünerek tüm yeteneklerini
geliştirmesidir. Bunun için günlük yaşamda yaptığımız her şeyi çok
yönlü düşünmeliyiz. Onunla ilgili her türlü ince ayrıntıya girmeliyiz.
Elimizdeki işi hem bilim hem de sanatsal olarak değerlendirip, bilim ve
sanat kurallarına uygun ve aynı zamanda mantık kurallarına uygun ve
hayal gücümüzü zorlayıcı şekilde ortaya koymalıyız. Mesela bir at resmi
çizeceğimiz zaman hayal gücümüzü çalıştırmalı, mantığımıza uygun
çizmeliyiz. Çizerken sanatsal açıdan bakmalı ama bilimsel olarak at
anatomisine uygun çizmeliyiz.

6. CORPORALITA : Zerafetin her iki elide aynı şekilde kullanabilmenin
fitressin ve dengenin sağlanması anlamına gelir. Kişinin başarılı
olması için öncelikle kendisiyle barışık olması gerekir. Bunu
sağlayacak bir etkende insanın sağlıklı, zarif ve dengeli bir vücuda
sahip olmasıdır. Bunun için kişinin sahip olduğu fiziki yapısını
geliştirmesi gerekir. Bunu sağlamak amacıyla kişi; stresten uzak
durmalı, zihnini şen tutmalı, dengeli bir beslenme yapmalı, uykusunu
düzenli olarak almalı, zerafetine dikkat etmeli ve sağlığını
korumalıdır. Kısaca tüm organlarının düzenli ve dengeli çalışmasına
dikkat etmeli, organlarının kullanım kapasitelerini devamlı ve metotlu
olarak geliştirmektir.

7. CONNESIONE : Bütün olanların ve her şeyin ilişkisini anlamak ve
değerlendirmek, sistemli düşünme anlamına gelir. Bu prensip daha önce
sayılan altı prensibin sebep ve sonuçlarını ilişkilendirmeyi, bir arada
değerlendirmeyi anlatır. Kısaca yaşadığımız her şeyi bir biriyle olan
ilişkisini anlama çalışmalı, her şeyi bir arada değerlendirmeliyiz. Bu
bölümde anlatılan yedi Da Vinci prensibini hayata uygularken şu sorular
sorulmalıdır;

- Doğru soruları soruyormuyum?

- Hatalarımdan ve tecrübelerimden ders alma yeteneğimi nasıl geliştirebilirim, düşünme bağımsızlığımı nasıl geliştirebilirim?

- Yaşım ilerlerken duyularımı keskinleştirmek için planım nedir?

- Yaşamın paradokslarını göğüslemek için yaratıcı gerilimi muhafaza yeteneğimi nasıl geliştirebilirim?

- İşte ve evde bütün beynimle düşünebiliyor muyum?

- Vücut ve zihnin dengesini nasıl geliştirebilirim?

- Yukarıdaki bütün unsurlar nasıl birbirine uyar? Her şey her şeye nasıl bağlanır?

Dünyanın uzmanlaşma ve dallarına ayrılma yolunda hızla ilerlediği bir
dönemde, yaratıcının verdiği yaratıcılık özelliklerimizi geliştirerek,
yaşamımızı kolaylaştırmaya olan ihtiyacımızı bize sağlayacak Da Vinci
ruhunu kullanmak hiçte zor olamayan bir yöntemdir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM :

İkinci bölümde yaratıcılığın geliştirilmesi için uygulanacak yedi
prensip anlatılmıştı. Bu son bölümde de örnek olarak kabul edilen,
büyük dahinin yine kendi düşüncelerinden ve çalışmalarından yola
çıkarak hazırlanmış çizim yapabilmeyi öğretici bir dizi metotlardan
bahsedilmektedir. Leonardo, çizimin nasıl görmek gerektiğini öğrenmenin
temeli olduğunu vurgular. Ona göre çizmek görüntülemenin ötesinde bir
şey olup, yaratmayı ve yaratıcılığı anlamanın anahtarıdır. Buna göre Da
Vinci problemlerini daha iyi anlamak, uygulamada zorlukları aşabilmek
için çizmeyi öğrenmek, görme ve yaratma yeteneğini bileyecek en iyi
yöntemdir.

_________________



BEN SANA MECBURUM

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

......
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://paylasim11.forumg.biz
 
Leonardo da VINCI gibi dusunmek!
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
wWw.pAyLaŞıM11.cOm :: Ödev Arşivi :: Kitap Özetleri-
Buraya geçin: